Gebeliğin Oluşumu

Adet Siklusu ve Gebeliğin Oluşumu

Kadınlardaki adet siklusu, son adet tarihinin ilk gününden bir sonraki adet tarihinin ilk gününe kadar geçen süredir ve normalde bu süre ortalama 28 gün olmasına karşın 21 ile 35 gün arası olan adetler de normal sınırlar içinde kabul edilmektedir.

Adet günlerinin hesaplanması ve bunun hasta tarafından anlaşılması çok önemlidir. Adetin birinci günü olarak söylenirken kanamanın bittiği gün değil, adetin başladığı gün anlatılmak istenmektedir. Bu terim önemlidir, çünkü ilaç kullanımlarında, yumurtlama tarihi hesaplanmasında hep adetin ‘… günü’ tabiri kullanılmaktadır. Örneğin adetin 5. günü ilaca başlamanız gerekiyor diye söylenildiği zaman ,anlatılmak istenen adetin ilk görüldüğü günden sonraki 5. gündür, adetin bittiği günden sonraki 5’inci gün değildir! Bu hesaplama yani adet hesaplaması adet gecikmesi tespiti ve adet beliritlerinin değerlendirilmesi açısından çok önemlidir.

28 günde bir adet gören, yani siklusu 28 gün olan bir kadının ovulasyon(yumurtlama) günü genellikle, bu kesin bir kural olmasa da, 14. gündür. Düzensiz adeti olan kadınlarda yumurtlama gününü hesaplamak için beklenen adet tarihinden 14 gün çıkartıldığı zaman yaklaşık yumurtlama tarihi hesaplanmaktadır. Bunun nedeni adet siklusunda yumurtlamadan sonraki dönemin 14 gün olup sabit olmasıdır.Oysa yumurtlama öncesi dönemin süresi değişkenlik gösterebilir. Örneğin 24 günde bir adet gören kadında yumurtlama günü şöyle hesaplanır. Örnek olarak bu kadın 20 martta diğer adetini görmeyi hesaplıyor ise, yumurtlama zamanı 20 mart tarihinden önceki 14. gün yani yaklaşık olarak 6 mart tarihidir.

Kadınlar nasıl adet olurlar? Hangi faktörler bunda rol oynar?

Kadınların düzenli adet görebilmeleri için beyinden salgılanan hormonlar, yumurtalıklar ve rahim içi dokusu arasında belli bir düzen ve iletişim olması gerekmektedir.

> Beyinin rolü;

Her adetin ilk günü (kanamanın başladığı ilk gün ) beyinde hipotalamus olarak isimlendirilen bölgeden salgılanan GnRH adlı hormon, beynin arka kısmındaki hipofiz bölgesinden folikül stimule edici hormon (FSH) salgısını uyarmaya başlar. FSH etkisiyle yumurtalıklardan birinde yeni bir folikül (yumurta hücresi barındıran) hızla olgunlaşmaya başlar. Bu folikül olgunlaştıkça östrojen hormonu üretimi de artar, östrojen üretimi arttıkça hipofiz bölgesinden salgılanan luteinizan hormon (LH) miktarı da buna bağlı olarak artış gösterir. Folikül olgunlaştıkça giderek içi sıvı dolu ufak bir kese haline gelir ve büyümeye devam eder.

> Yumurtalıkların rolü;

Folikül yaklaşık olarak 16-20 milimetre çapına eriştiğinde östrojen hormonu da kanda en yüksek seviyeye ulaşır ve bu da LH seviyesinin giderek daha da artmasına neden olur. LH'ın en yüksek seviyeye ulaştığında folikül çatlar. Bu yükselmeye LH pik’i adı verilir. Bu yükselmeyi hemen takiben yumurtalığın içindeki yumurta hücresi çatlayıp serbestleşir. Ovulasyon olarak adlandırılan yumurtlama olur. Oosit adı verilen bu yumurta hücresi fallop tüplerinin ucundaki püskülümsü yapılar (fimbrialar) tarafından yakalanıp fallop tüpünün içine alınır.

Folikül çatladıktan sonra yumurtalığın içinde bu çatlama bölgesinde corpus luteum (sarı cisim) adı verilen bir yapı oluşur ve bu yapı bu defa östrojen hormonuna ek olarak gebelik oluştuğunda önemli rol oynayacak olan progesteron hormonunu da üretmeye başlar. Gebelik oluşmazsa bu yapının işlevi 14 günde biter. Gebelik oluştuğunda ise gebeliğin devamı ve rahim içinde barınması için bu sarı cisim yaklaşık 10. haftaya kadar progesteron salgılamaya artan bir şekilde devam edecektir. 10. haftadan itibaren gebeliğin bir parçası olan plasenta kendi progesteronunu kendisi üretecektir.

> Uterusun rolü;

Uterusun iç kısmı kadifemsi bir doku olan endometrium adı verilen rahim içi tabakasıyla kaplıdır. Endometrium östrojen etkisiyle adet siklusunun ilk döneminde kalınlaşır ve yumurtlama sonrası corpus luteum (sarı cisim) tarafından salgılanan progesteron hormonunun etkisiyle döllenmesi muhtemel bir yumurta hücresinin yerleşmesi ve gebeliğin başlayıp devamı için elverişli duruma gelir.

Adet kanaması neden ve nasıl olur?

Corpus luteumun ömrü tüm kadınlarda siklus kaç gün olursa olsun yaklaşık 14 gündür. Bu sürenin sonuna yaklaştıkça corpus luteumun progesteron salgısı giderek azalır ve kandaki progesteron iyice azaldığında kalınlaşmış endometrium tabakası desteğini kaybederek hızla parça parça dökülmeye başlar. İşte bu dökülme kanamayla birlikte olduğundan adet kanaması (menstruasyon) adını alır. Döllenme ve gebelik oluştuğunda ise hormon salgısı devam edeceğinden dolayı dökülme olmaz ve adet gerçekleşmez. Bazı kadınlarda gebe kalmalarına rağmen olası adet günlerinde 1-2 damla kanama olabilmektedir. Kadınların adet gününü not etmeleri ve adeti takip etmeleri gebelik oluşumu ve gebelik tespiti açısından önemlidir. Bu hesaplama yani adet hesaplama sı adet gecikmesi tespiti ve adet beliritlerinin değerlendirilmesi açısından çok önemlidir.

Yumurtanın döllenmesi ve gebelik nasıl oluşur?

Yumurtalıktan çatlama ile atılan yumurta hücresinin (oosit) ömrü kadından kadına değişiklik göstermekle birlikte ortalama 12-24 saattir. Fallop tüplerindeki fimbrialar tarafından yakalanıp tüpün içine alınan bu oosit eğer burada spermler ile karşılaşıp bir sperm tarafından döllenir ise gebeliğin ilk adımları atılmış olmaktadır. Oositin içine bir sperm girerek başlatılan fertilizasyon yani döllenmeden sonra hızlı bir şekilde hücresel değişiklikler olmakta ve blastosit adı verilen ilk hücre topluluğu oluşmaktadır.

Takiben sperm-oosit birleşmesinden oluşan blastosist endometriumda uygun bir yere yerleşmekte ve burada bölünmeye devem etmektedir. Blastositin endometriyuma yerleşmesine implantasyon adı verilmekte ve bu olayda progesteron hormonu önemli bir rol oynamaktadır.
Gebelik artık başlamıştır.Endometriyuma implante olan hücrelerden hızla beta HCG adlı hormon salgılanır ve hücreler de hızla çoğalarak embriyo oluşumunu başlatırlar.

Gebelik testinde idrarda veya kanda yapılsın işte bu beta HCG düzeyine bakılıp gebelik olup olmadığına karar verilir. Artık corpus luteumun ömrü uzamıştır, progesteron kesintisiz salgılanmaya devam edecek, adet gerçekleşmeyecek ve endometriyum kalınlaşmaya devam edip embriyonun düşmeden sağlıklı bir şekilde büyümesine elverişli şekilde kalınlaşmaya devam edecektir.